ABD'de faizler zirvede, Avrupa'da siyaset ısınıyor; içeride faiz indirimi ufukta

Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 06/10/2026 - Salı

ABD'de faizler zirvede, Avrupa'da siyaset ısınıyor; içeride faiz indirimi ufukta

  • ABD'de uzun vadeli tahvil faizlerinin son 20 yılın zirvelerine yaklaştığını bir süredir bültenlerimizde işliyoruz. Fed'in yaklaşık 3 yıl aradan sonra yeniden faiz artırmak zorunda kalmasının ardından, ABD ekonomi yönetimini de sancılı bir sürecin beklediğini düşünüyoruz. 40 trilyon doları aşan kamu borcunun yıllık faiz yükü yaklaşık 1 trilyon dolara ulaşırken, haber akışında devletin topladığı her 5 dolar verginin yaklaşık 1 dolarının borç faizine gittiğini okudum. Çözümün bir yolu elbette harcamaları kısmak ve bütçe açığını azaltmak olsa da bunun siyasi açıdan kolay bir tercih olmadığı da ortada. Diğer bir yol ise Fed'in tahvil alımlarıyla uzun vadeli faizleri baskılaması ve enflasyonun bir süre yüksek kalmasına izin verilerek borcun reel değerinin zaman içinde eritilmesi. Ancak ikinci tercihin enflasyon riskini daha da artırabileceğini göz ardı etmemek gerekiyor.
  • ABD'de faizlerin enflasyonun altında tutulması tercih edilirse, tahvillerin reel getirisi düşecektir. Finans literatüründe 'financial repression' (finansal baskılama) olarak adlandırılan bu yaklaşım, yüksek kamu borcunun reel değerinin zaman içerisinde eritilmesine dayanıyor. Bu noktada yatırımlarının enflasyon karşısında erimesini istemeyen yatırımcıların fiziki varlıklara yönelebileceğini düşünüyoruz. Buna doların değer kaybetmesi veya ABD'nin borçlarını nasıl çevireceğine yönelik endişelerin de eklenmesi, altını yeniden ön plana çıkarabilir. Tersi durumda ise tahvil faizleri enflasyondan daha hızlı yükselir ve reel faizler artarsa, faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı oluşabilir. Dolayısıyla altının yönü açısından yalnızca ABD tahvil faizlerinin yükselip yükselmediğine değil, enflasyondan arındırılmış reel faizlerin hangi yöne gittiğine de bakmak gerekecek. Bugünlerde kıymetli metaller her ne kadar keyifsiz bir seyir izlese de, orta vadeli bakış açımızla olumlu görüşümüzü korumaya devam ediyoruz. Altın ve gümüşün ons fiyatları bu sabah sırasıyla 4,140 ve 61 dolar seviyelerinde yatay seyretmeye devam ediyor.
  • Dün gözler TÜİK tarafından açıklanan eylül ayı enflasyon verisine çevrildi. TÜFE artışı %2,0 olan piyasa beklentisinin altında kalarak %1,84 olarak gerçekleşti. Böylelikle manşet enflasyon %29,73 seviyesine gerileyerek yaklaşık 5 yılın ardından psikolojik bir eşik olan %30'un altına sarktı. Son dönemlerde TCMB'nin de dikkat çektiği üzere iç talepteki keskin yavaşlamanın enflasyon kanadında da kendisini gösterdiğini düşünüyoruz. Öte yandan, iç talepte görülen yavaşlamanın fon krizinin ardından daha da belirgin bir hâl almasını bekliyoruz. Paranın dönüş hızı (velocity) da dikkate alındığında fon krizinin faturasının sanılandan daha büyük olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda TCMB'nin 22 Ekim tarihinde sonuçlanacak olağan PPK toplantısında en az 100 baz puan faiz indirimine soyunmasını beklediğimizin de altını kalınca çizelim.

Bültenin Devamı İçin Lütfen Tıklayınız